Giriş sayfası yap | Favorilere ekle | Evrensel Genç Hayat Kapak (PDF)
Anasayfa
Kapak
Güncel
Sohbet
Bilim
Kültür
Yaşam
Spor
Posta
Eğitim
İletişim
Bağlantılar
Künye
Metin Göktepe
Evrensel Avrupa
Genç Hayat Arşiv
10610585
848382
818079
787776
757473
727170
696867
666564
636261
605958
575655
545352
515049
484746
454443
424140
393837
3635
09/07/2008
Gençlik Hareketi Tarihi -X
‘68’e Gelirken Devrimci Yönelim

Mustafa Yalçıner

FKF Ankara`da örgütlenmesini ilerletirken, hem Ankara hem de İstanbul`da ayrı ve geçmişten gelen gençlik örgütleri de vardır. Bunlar arasında ucu önemlidir: Türkiye Milli Talebe Federasyonu (TMTF), Türkiye Milli Talebe Birliği (TMTB) ve Türkiye Milli Gençlik Teşkilâtı. TMTB `65`ten itibaren sağ eğilimli bir örgüt haline gelirken, TMTF çeşitli eğilimlere sahip gençlerin toplandığı, daha çok solun baskın olduğu söylenebilecek bir örgüt, TMGT ise 27 Mayısçılığı hareket noktası edinen, demokrat ve sol-sosyalist eğilimli gençlerin Kemalist etki altında oldukları bir örgüt durumundadır. İstanbul`da özellikle TMGT gençlik hareketinin ilk yükseliş ve kitleselleşme döneminde güçlenmiş ve gençlik özerinde ciddi bir etki gücüne sahip örgüt olmuştur. İlk gençlik hareketlenmesi ve eylemlerinde İstanbul`da TMGT’nin inisiyatifi belirgindir.

İstanbul`da gençlik hareketlenmesi başlarken, Ankara`da örgütlenmesini belirli bir düzeye ulaştırarak federasyonlaşmış olan Fikir Kulüplerinin bu ildeki örgütlenmesi de başlatılmıştır. Daha `63 basında kurulan Hukuk Fakültesi Fikir-Sanat Kulübü ve ondan birkaç ay sonra kurulan İktisatlılar Fikir Kulübü İstanbul`da bu çerçevede oluşturulan ilk örgütlerdir. `64-`65 yıllarındaysa hemen her fakültede Fikir Kulüpleri kurulmuş durumdadır. İlk eğilim İstanbul çapında federasyonlaşma olmuş, ancak FKF merkezinin inisiyatifi ile ayrı bir federasyonlaşmanın onu alınmış, ama yine de İstanbul`da FKF’nin bir (bağlı) sekreterliğinin kurulması kolay olmamıştır. Önce Orman ve Kimya Fakülteleri FKF`ye katılmışlar, ama tüm İstanbul fikir kulüplerinin bir sekreterlik olarak birleşmeleri epey zaman almış ve `66 Mayıs`ına kadar sarkmıştır. FKF, TIP’li gençlerin yönetimindedir ve TİP’in gençlik örgütü, yan örgütü gibidir.

Bir yandan FKF İstanbul`da da örgütlenirken, bir yandan da bu ilde TMTF ve TMGT faaldir ve İstanbul’da FKF sekreterliği kurulduğu dönemde Deniz`in yeni kaydolduğu İÜ Hukuk Fakültesi’nde de bir örgüt kurulmuştur: Devrimci Hukuklular Örgütü. Daha `64’te, lise sonda beklemeliyken TİP Üsküdar ilçe örgütüne üye olan Deniz, bundan böyle her bulunduğu yerde örgüt kurmuş, örgütlü olmuştur.

Ankara`da başlangıçta ODTU FK`nun ve örneğin İstanbul`da Deniz basta olmak üzere devrimci gençlerin, üstelik TİP’li olmalarına rağmen FKF`ye mesafeli durmalarının nedenleri vardır. Gençlik ciddi bir arayış içindedir, bunu dışa vurmakta, arayış ve hareketlenmesini birçok eylemde ifade etmekte ve gençlik hareketinin yükselişe geçme eğilimi kendini belli etmektedir. Ancak FKF merkezi, kuskusuz bağlı olduğu TİP merkezinin yönlendirmesiyle, bu arayış, hareketlenme ve hareketin yükseliş eğiliminin tam aksine davranmakta, arayış ve hareketin yükselişine paralel tutumları dışlamaktadır.

Örneğin FKF`nin ilk genel başkanlarından Kudret Ulutürk`un FKF adına yayınladığı bir bildiri bu yönüyle öğretici ve durumu aydınlatıcıdır: "...bundan sonraki eylemlerimizi bunlara göre sürdürmemiz gereken noktalar vardır. Bir kere, halkta, `oy`una karşı çıktığımız kanısını uyandıracak sokak gösterilerine, son günlerde olduğu gibi Başbakan veya Bakanları istifaya çağırmaya katılamayız. Doğrudan doğruya halkın sorunu olmayan, onun `ekmek` ve `bağımsızlık` davasıyla, onun yasama kavgasıyla doğrudan doğruya bağıntılı olmayan eylemlere girişemeyiz. Bunların hiç bir yararı olmadığı gibi, icabında faşizmi bile çağırabilir.... Köyde bir evin tuvaletini badanalamak, gecekonduda oturarak görevimizi yaptığımızı sanmaktan tutun da Kızılay`da toplum polisiyle çarpışmak, tutuklanmak ve küçük kahramanlıklar peşinde koşmaya kadar hiç bir eylem sosyalizme yarar getirmez."

Ayni yaklaşım ve tutum, Ocak `67`de toplanan 1. FKF Genel Kurulu`na sunulan GYK raporunda da yer almış, gelgeç olmayan yön verici genel yaklaşım durumundadır: "Öyle zamanlar oldu ki, bir takım kişilerin serüvenciliklerine ayak uydurulsa Kızılay`da ya da benzeri yerlerde olay çıkarmak işten bile değildi. Bunun için yalnız içimizden arkadaşlar değil demokrasiden yana olmadıkları bilinen kişi ve kurumlar da bizi böyle yönlere itmeye çalıştılar. Kimi işleri olanaklarımız elvermediğinden yapmadık. Ama üstesinden gelebileceğimiz bir takım işler ise faşizme davetiye yazmak olacaktı. Onları da onun için yapmadık."

Hak arayış ve talepleri, gençliğin bu içerikli eylemleri "faşizm gelir" edebiyatıyla, daha o günlerden yadigar "provokasyon teorisi" uyarınca FKF tarafından reddedilmekte ve gençliğin arayış ve talepleri kadar enerji ve heyecanı da kucaklanıp kapsanmak yerine dışlanmaktaydı. Ama bu olanaksızdır ve gençliğin arayış ve yönelimlerinin başka kanallara akışına yol açmaktan başka şeye yaramaz, yaramamıştır. Gençliğin özellikle arayış ve yükselişe geçmekte olan hareketinin ileri unsurları, radikalleşmelerini sürdürürken, yüzlerini, zaten bastan beri etkilendikleri MDD ve ona önderlik etme durumunda olan M. Belli ve H. Kıvılcımlı`ya dönmüşlerdir.

Başlangıçta başlıca ilerici-sosyalist gençlik örgütü olan FKF yönetimine rağmen hareketin önünde yürümeye ve gençlik eylemlerine önderlik etmeye başlayan Deniz ve Hüseyin, sonra Mahir gibi radikal gençlerin TİP`ten kopuşlarının ikinci bir nedeniyse, TİP`in acık parlamentoculuğunun belkemiğini teşkil ettiği reformculuğu olmuştur. TİP, sokak eylemlerine karşı çıkan ve "her derdin secimler ve parlamentoyla çözüleceğini" öngören bir reformlar partisi olmuştur.

FKF 1. Genel Kurulu’ndan kısa sure önce, ‘66 sonunda Malatya’da toplanan TİP Kongresi`nde patlak veren MDD üzerine kavgaysa, hem TİP`i hem de eski yönetimiyle FKF’yi gençliğin gözünde bir alternatif olmaktan bütünüyle çıkarmıştır. Burada kuşkusuz darbe beklenticiliğiyle malul MDD ile TİP arasında köprüler atılmış, basta gençlik önderleri olmak üzere, darbeci eğilimlerle bağlantılı olsun olmasın pasifist ve parlamentarist eğilime karşı devrimci tutum alan tüm üyeler TİP yönetimi tarafından soruşturmalarla partiden uzaklaştırılmaya başlanmıştır.

Gençliğin yanıtı, fikir kulüpleri içinde başkaldırmak, yönetimlere karşı muhalefet örgütleyip kısa surede kulüp yönetimlerini ele geçirmek, özellikle İstanbul’da Deniz’in yaptığı gibi, TMGT’nin olanaklarını kullanırken, Devrimci Hukuklular Örgütü`nü İstanbul ölçeğine yayarak, FKF İstanbul sekreterliğine alternatif olarak Devrimci Öğrenci Birliği’ni kurmak ve giderek, gençlik eyleminin gücü ve militanlığına dayanarak FKF’yi ele geçirmek oldu.

SUNU
Tatilde miyiz?
Temmuz’un ortasına geldik. Yazın en yakıcı günlerini yaşıyoruz. Güneş tepemizde. Üstelik bir çoğumuzun ne dinlenmeye ne eğlenmeye vakti ve parası var.Okul tatil tatil olmasına ama, yaşça küçük olanlarımız, yazları çalışmak zorunda olmayanlarımız ev hapsinde. Diğerlerimiz ise zaten hep işte. Akşamüzeri sokağa çıkıp arkadaşlarımızla bir sohbet etmek, bir soğuk gazoz içmek mi yani tatil?
Anasayfa | Kapak | Güncel | Sohbet | Bilim | Kültür | Yaşam | Spor | Posta | Eğitim | İletisim | Bağlantılar | Künye
Evrensel | Evrensel Hayat
Genç Hayat'ta yayımlanan yazılardan kaynak gösterilerek alıntılama yapılabilir.